www.gmev.org.tr

Ana Sayfa SİZDEN GELENLER Genel Bilgiler

Genel Yazılar

Bunları Biliyor muydunuz?

Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika’ dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.

Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya’nın İshigaki Adası’nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.

Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta Çin’dir.

Amerika`da her saat 40 kişi kanserden hayatini kaybediyor.

Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak.

ABD’de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır.

İngiltere’deki bütün kuğular kraliçenin malıdır.

Los Angeles’ın uzun şekli, “El Pueblo de Nuestra Senora la Reina de los
Angeles de Porciuncula” ve gerçeğinin %3.63′üne kadar kısalabiliyor:”LA”!

Aktif bir volkanik dağı olmayan tek kıta Avusturalya'dır.

Kış aylarında, Moskova ‘daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar.

Yeni Zelanda, dünyadaki her türlü iklimin yaşandığı tek ülkedir.

Suudi Arabistan’da hiç ırmak yoktur.

Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta Çin’dir.

En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa’dır.

Indiana üniversitesindeki ana kütüphane her yıl bir inç daha çöküyor çünkü, mühendisler binayı kaplayacak bütün kitapların ağırlığını hesaplamamışlar.

Meksika’nın doğu kıyıları her yıl bir iki inç daha suya batıyor.

Amerika’da insanların işe yürüyerek en çok gittiği eyalet Alaska.

Eskimo dilinde kar yağışlarının farklarını tarif etmek için kullanılan yirmiden fazla sözcük vardır.

Monako’nun ulusal orkestrası ordusundan daha geniş bir kadroya sahiptir


Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay’da düello yapmak yasaldır.

Eiffel Kulesi’nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır.

Dünyanın en büyük çanı 1733′te Kremlin’de yapılan Çar Kolokol Çanı. Ancak 216 ton ağırlığındaki bu çan, bugüne kadar hiç çalmadı. Nedeni de gerçek bir karamizah örneği olarak görülebilir. Çanın saklandığı yerde yangın çıkınca, akıllı bir arkadaş yangını suyla söndürmeye karar veriyor. İyice ısınmış olan çan, üzerine su dökülünce çatlıyor ve kullanılmaz hale geliyor.

İkinci Dünya Savaşı’nda ABD’liler, yarasaları bomba ikmali için kullanmayı denemişler.

Amerika’da yılda 12 milyar muz yeniyor Eski yerli Amerikalılar aslında hiç hindi yemezmiş, çünkü bu kadar yavaş bir hayvanı öldürmek tembellik göstergesiymiş.

Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Küba’dır.

Dünyanın en genç anne babası Çin’deydi.
 

Enerjinizi Kullanmayı Öğrenin


Prof. Yıldız Batırbaygil

Beyin öyle bir güçtür ki..
Kafadan geçen her düşüncenin Allah katında bir talep olduğuna inanıyorum
. İyi şey ister, güzel şeyler düşünürseniz cevabı aynen öyle gelir. Ama hep korku ve kuşkuyla yaşarsanız aynen bunları da çağırırsınız. Trafik kazasından korkan insanlar hep kazaya uğrarlar. Eğer siz korkuyla yola çıkar ve hep bunu beyninizde kurgulayıp etrafa negatif enerji yayarsanız mutlaka şoföre kaza yaptırırsınız ama arabayı siz kullanıyorsanız ve böyle korkularınız varsa eğer sakın araba kullanmayın…
 
Çocuğuna aşırı korumalı ana ve babalarının çocuklarına hep bir
şeyler olur yani biri bir taş atsa bile gelir sizin çocuğunuzun kafasını bulur o zaman siz şunu düşünürsünüz –onu kollayıp korumasam hep başına olumsuz şeyler geliyor – Neden acaba ? Bu tıpkı (yumurtamı tavuktan çıkar, yoksa tavuk mu)'yu andırmıyor mu?

Öyle mutsuz bir toplum olduk ki birbirimize günaydın diyemiyoruz, bir araya geldiğimizde
hep olumsuz olaylar konuşuyoruz, biri bize nasılsın dese iyiyim demeye korkar olduk, işler nasıl deseler, derhal şikayet etmeye ve her şeyin kötü ve daha da kötüye gittiğini söylüyoruz, hastalıklarımızdan ve ölümlerden bahsediyoruz  ayni dostlarla da sohbetin güzelliği , keyfi kalmadı.Hep para olmadığından yakınıyoruz sanki bunu soran bizden para isteyecekmiş gibi. Aynen devam edin, neyi YOK diyorsanız, onu YOK etmeye devam edin, sürekli şikayet edip etrafa olumsuz ve zavallı görünerek her şeyin bereketini kaçırın, ayrıca da bu kadar mızırdanma sonunda dostlarınızı da kaçırdığınızı fark edeceksiniz.

Hep hastayım diyen insanlar mutlaka hasta olurlar beyin şartlanmaya görsün hangi
hastalıktan korkup çağırıyorsanız size onu getirir.

Sürekli param yok diyen insanlar paralarının bereketini öyle kaçırırlar ki bir gün gelir bir
de bakarlar gerçekten paraları bitmiş ama bu bitiş ani çıkan, hesapta olmayan mecburi harcamalarda olabilir, sağlığa harcanması gereken miktarlarda olabilir. 
 
Gelin bundan sonra Nasılsın diyenlere
ÇOK İYİYİM ÇOK ŞÜKÜR demekle işe başlayın……. Öyle bir toplum olduk ki karşımızdakini yargılamaktan sevmeye zaman bulamıyoruz.

Oysa her yaşta sevgiye ihtiyacımız var. Sevgi sunulmazsa sevgi değildir. Neyi severseniz sevin ama içinizde yoğun sevgi duyguları olsun. Birisine sevginizi söylediğinizde hareketlerle bunu pekiştirdiğinizde ona öyle güzel bir enerji yollarsınız ki, onun mutluluğunun enerji şeklinde size geri dönüşünden aldığınız pozitifi başka hiçbir şeyde bulamazsınız.
 
Yeni bebeği olmuş bir anne eğer sıkıntıları varsa veya olumsuz bir kişiliğe sahipse lütfen en olumlu olduğunda bebeğini kucağına alıp onu çıplak tenine değdirsin. Eğer bebeklerinizin huzurlu ve sağlıklı bir bebek olmasını istiyorsanız onu sakin kavgasız gürültüsüz ve pozitif bir
ortamda büyütmeye çalışın.
 
Kızgınken, sinirliyken kucağınıza almamaya çalışın ve ona sınırsız sevginizi gösterin. Öpün koklayın ve bilin ki bu günler çok çabuk geçecek ve bilin ki çok çabuk büyüyorlar. Bazı anne ve babalar çocuklarını çok sevdikleri halde bunu ifade edemez ve gösteremezler.  Neden ? Ne zaman göstereceksiniz? Tanrı'nın verdiği bu armağana sevgiyi en güzel şekilde
göstermemiz bir şükür ve teşekkür değil  mi ?
 
Beyin öyle bir güçtür ki , insan beyin gücünü kullanarak isterse kendini felç de edebilir, öldürebilir de, kanserini de yenebilir. Yeter ki beynini şartlandırabilsin. Beynimizde  
yaklaşık 13 milyar civarında sinir hücresi vardır. Her bir hücre yaklaşık  7.3 kilo voltluk enerji açığa çıkarır. Pratikte mümkün değil ama teorikte beyindeki tüm sinir hücrelerinin aynı anda enerjilerini saldığını varsayalım, yaklaşık 350 milyon kilo voltluk bir enerji açığa çıkar ki bu da büyük bir metropolün tüm elektrik ihtiyacını karşılayacak güce sahiptir. Size tıp kitaplarına girmiş bir olayı anlatmak istiyorum:
Et taşımaya yarayan soğutuculu bir tren, temizlenmek için bir istasyonda duruyor. İşçiler vagonları temizlemeye başlıyorlar, işçinin biri bir vagonu temizlerken diğer işçi o vagonu boş sanıp kapısını dışardan kilitliyor. Biraz sonra tren hareket ediyor, ve bir durak sonra et almak üzere bir istasyonda duruyor. Kapalı kalan işçinin vagon kapısı açıldığında işçinin donarak öldüğü görülüyor. Fakat bir bakıyorlar ki, vagonun ısısı normal ısıda yani dondurucuya geçirilmemiş. Ama kapalı kalan işçi bunu bilmediği, donarak öleceğini sandığı için beyin aynen donmanın şartlarını hazırlayarak, donmanın tüm belirtilerek göstererek vücudunu buna uyduruyor.
 
Yani beyninizi olumlu şeylere kanalize edin .Bazı insanlar vardır, hep konuşurken daha yaşasam 1-2 sene daha yaşarım diye konuşup sık sık bunu tekrar ederler ve kendilerine adeta bir ölüm zamanı belirlerler. Ben bu laftan çok korkarım , eğer bunu inanarak söylerlerse beyinlerini öyle bir şartlarlar ki , öyle bir kurgularlar ki gerçekten dedikleri zamanda ölürler. Bu yüzden kaç yaşında olursanız olun hep bir hedefiniz ve hayalleriniz olsun ki uzun yaşayabilesiniz. İnsan hayal ettiği müddetçe yaşarmış. Ne doğru bir laf değil mi?
 
Dün bitti. Dünün tekrarı yok aynı rüyalar gibi.
 
Yarın, hiç bilmiyoruz, iyi şeylerde olabilir kötü de .
 
Ama şu anımı biliyorum,ayağım kırık bu yazıyı yazıyorum ama eşim yanımda çocuklarım sağ ve ben bu yüzden dünyanın en mutlu insanıyım ve yarınımı da bilmediğim için bu anımı en iyi, en keyifli ve en pozitif şekilde değerlendiririm.
 
Bilmediğim bir geleceği düşünerek de bu anımı zehir edemem.
 
Siz de böyle yapın ve hayatınızı birbirine karıştırmamak kaydıyla 3'e bölün.
 
Dün, bugün,yarın diye…
Biz ani stresleri çok severiz.
 
Çünki ani streste vücutta Adrenokortikotrop hormon (ACTH) artar ve hafıza, algılama, enerji süper olur.
Yani bu hormon strese karşı vücudun bir sigortasıdır. Ama siz bu stresi kısır döngüye çevirirseniz yani sürekli beyninizde kurarsanız, hep bunu düşünürseniz, gelen olumlu şeylerin hepsi geri gider.
Yani unutkanlıklar, enerji kayıpları, isteksizlikler, migren, mide-bağırsak şikayetleri, uykusuzluklar, beyin tümörler, tansiyon iniş-çıkışları, vücudun muhtelif yerlerinde uyuşmalar, mutsuzluk, hatta depresyon ,kalple ilgili şikayetler ve kansere zemin hazırlamış olursunuz.
Bunları kendinize niye reva göreceksiniz ki ?
 
Akıllı, kontrollü ve olumlu olmak yeterli.
Eğer büyük bir strese girdiyseniz kendinize hobiler bulun, yani kafanızı dağıtın.
Başka işlere kanalize olun ki stres yaratan faktörün etkisi azalsın veya sevdiğiniz, sizi mutlu eden şeylerle uğraşın.
Bunları da yapamıyorsanız dua edin, duaların insanlarda yarattıkları mistik etki onların pozitiflenmesini sağlar.
Ben evde sokakta bile hep iyilik diler ve hayır için dua ederim.  
 

Bunları Biliyor Musunuz?


• Yemeğe tuz ile başlanırsa beyin tarafından gönderilen bir uyarı sayesinde, midede mukus denilen sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka oluşturduğunu ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmasını önlediğini…
• Yemek yerken yerde oturarak sol ayağı katlayıp sağ ayağı karna çekerek oturulup yenildiğinde, su ile doldurulmuş balon şeklinde olan midenin çıkış kısmını kapatarak yenilen gıdanın tam sindirilmeden bağırsaklara kaçmasını önleyeceğini ve mide dolunca da doygunluk hissi vererek çok fazla yemeden kalkılacağını…
• Yemek yerken yemeğin ortasında su içildiğinde içilen suyun yenilen gıdaların sindirilmesine, gerekli vitaminlerin emilmesine katkıda bulunduğunu ve midede doygunluk hissi vererek az yemeye vesile olduğunu…
Oturularak ve en az 3 yudumda içilen su, dil ve ağız bölgesinde daha fazla duraksadığından tükürük bezleri için gerekli olan suyun emilimini artırıp anti bakteriyel ve antioksidan etkiye sahip tükürüğün salgılanmasını artırarak ağız ve diş sağlığına katkıda bulunduğunu..
• Uyurken sağ yana dönüp yatıldığında solda olan kalbimizin daha rahat çalışmasına neden olarak, kalbi yormadan dinlenmiş bir vaziyette kalkılabileceğini…
• Tuvalete girerken sol ayakla ilk adım atıldığında kaygan olan zeminde ayağın kayması durumunda sola göre daha güçlü olan sağ ayağın düşmeyi engelleyerek vücudu dengelediğini..
• Banyo yaptıktan sonra ayaklara soğuk su dökmenin kan dolaşımını hızlandırıp sıcak sudan dolayı genleşmiş olan damarların içindeki kanın aktivasyonunu artırarak tansiyon düşüklüğünü önlediğini ve savunma mekanizmasını güçlendirdiğini…
• Kesintisiz uyunan uzun gece uykularının, damarlarda vazodilatasyona neden olduğunu, uyku ortalarında kalkıp el yüz yıkamak (ör: abdest almak) az yorucu egzersizler yapmanın (ör: teheccüd namazı) vazodilatasyonu engellediğini ve daha zinde kalkılabileceğini…
• Bütün bunların, 1600 sene evvel Peygamberimiz (sav) in yaptığı ve ümmeti için de tavsiye ettiği sünnet-i seniyyeler olduğunu...

                        BİLİYOR MUYDUNUZ ?

                                                                    Alıntı

 
 

Bilgenin Cevabı

Bir bilgeye sormuşlar:
Bir insanın zekâsını nereden anlarsınız?
Konuşmasından. Ya hiç konuşmazsa? O kadar akıllı insan yoktur ki!
Bir bilgeye nasıl bu kadar doğru kararlar alabildiğini sormuşlar: Deneyim demiş. O deneyimi nasıl kazandın diye sormuşlar: Hatalarımla demiş
 Bir bilgeye sormuşlar: Efendim canınız ne istiyor
Bilge cevaplamış: Canım hiçbir şey istememeyi istiyor ve devam etmiş...
Bu ruh halinin adı gönül yorgunluğudur...
 Bir bilgeye Nasıl insan oluruz? Diye sormuşlar
Üç adım atlama gibi bir cevap vermiş bilge kişi:
önce sana kötülük yapanlara kötülük düşünmemen gelir
insanlığa attığın ilk adım budur... Sana kötülük yapanlara iyilik yapabildiğin an ise ikinci büyük adımı atar ve hakiki insan olmaya başlarsın.
  Nihayet sana iyilik yapanla kötülük yapan arasında bir fark
 hissetmeyecek hale geldiğin zaman insan olursun.
 Bilgeye sormuşlar dünya da en güzel şey ne diye? ´Sevmek´ demiş...
 Peki sonra? Demişler...
´Sevilmek´ demiş... Peki, neden sevmek sevilmekten önce geliyor? Demişler...
 O da demiş ki ´insan sevdiğine sevildiğinden daha çok emindir...
 Bilgeye Sormuşlar insan neden dilek diler? İnsan gerçekleşmesi için diler ama bilmez ki gerçekleştirmek için dilemek gerek.
 Bir bilgeye sormuşlar en mutlu insan kimdir? İşte o dağdaki çobandır demiş.
Neden diye sormuşlar. Çünkü demiş insan bildikleriyle yaşar,onun bildikleri koyunları ve çevresiyle sınırlı,kendisini mutsuz edecek veya kafasını karıştıracak fazla bir bilgiye sahip değil.

                                                          ALINTI

                                  
 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 - 4

GÖNENLİ HOCAEFENDİ RESİMLERİ VİDEO

NAMAZ VAKİTLERİ

GÜNÜN SÖZÜ

Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası, Dostunun yüz karası düşmanının maskarası.
Mehmed Akif -

Kimler Sitede

Şu anda 1 ziyaretçi çevrimiçi

Yardım Masası

Kurban Bağışı Blackberry Storm Kurban Bağışında Bulunmak için Tıklayınız
Huzurevi İnşaatı HTC Touch HD Silivri Akçil Kardeşler Huzur ve Bakımevi yapımına destek olmak için tıklayınız.
Nakdi-Ayni Yardım HTC Touch HD Nakdi veya ayni yardım yapmak için tıklayınız.

ÜYE GİRİŞİ


Banka Hesap Numaraları

Al Baraka Fatih Şubesi 597695-2 IBAN TR 51 0020 3000 0059 7695 0000 02
--------------------------------------
Vakıfbank Fatih Şubesi 2019008 TR 38 0001 5001 5800 7286 4211 05
--------------------------------------
Garanti Bankası Elmadağ Şubesi (234) 6298054 IBAN TR 43 0006 2000 2340 0006 2980 54

GMEV İLETİŞİM

 Gönenli Mehmet Efendi İlim ve Hizmet Vakfı

Adres : Akşemsettin Cad. Battal Gazi Sok.No:111/4 Hırka-i Şerif Fatih / İSTANBUL

Telefon : ( 212) 631 02 99

Eposta : info@gmev.org.tr